Balıklar sudaki çözünmüş oksijeni – DO (Dissolved Oxygen) solungaçları aracılığıyla alır. Oksijen; metabolizma, yüzme, sindirim, protein sentezi, bağışıklık ve büyüme için gereklidir.
Düşük DO seviyesi her zaman doğrudan ölüme neden olmaz. Ancak:
Bu nedenle amaç yalnızca balığın hayatta kalması değil, optimum üretimi destekleyecek stabil DO seviyesini korumaktır.
Su sıcaklığı arttıkça oksijenin sudaki çözünürlüğü azalır.
Yaklaşık tatlı su doygunluk değerleri:
| Sıcaklık | Yaklaşık O₂ Doygunluğu |
|---|---|
| 10 °C | 11,27 mg/L |
| 20 °C | 9,02 mg/L |
| 25 °C | 8,18 mg/L |
| 30 °C | 7,44 mg/L |
Sıcak dönemlerde su daha az oksijen taşırken balıkların metabolik ihtiyacı artabilir. Tuzluluk ve yüksek rakım da suyun oksijen taşıma kapasitesini azaltabilir.
Alabalık ve somon yüksek ve stabil DO seviyelerine ihtiyaç duyan türlerdir.
Levrek ve çipura, özellikle yüksek biyokütle ve yoğun yemleme dönemlerinde oksijen yönetimine daha bağımlı hale gelir.
Tilapia, sazan ve catfish daha düşük DO değerlerine tolerans gösterebilir; ancak düşük oksijenin büyüme performansını etkilemeyeceği anlamına gelmez.
Balığın yemi biyokütleye dönüştürmesi enerji gerektirir:
Yem → Sindirim → Metabolizma → Protein Sentezi → Büyüme
Bu zincirin sürdürülebilmesi için yeterli oksijen gerekir.
Yemleme sonrasında metabolizma hızlandığı için oksijen tüketiminde pikler oluşabilir. Bu nedenle oksijen sistemi yalnızca günlük ortalama tüketime göre değil, maksimum biyokütle ve pik yemleme koşullarına göre boyutlandırılmalıdır.
Recirculating Aquaculture System – RAS tesislerinde su sürekli işlenerek yeniden kullanılır.
Tipik proses:
Balık Tankı → Mekanik Filtrasyon → Biyofiltre → CO₂ Degassing → Oksijenasyon → Su Geri Dönüşü
RAS sistemlerinde balıkların yanı sıra biyolojik prosesler de oksijen tüketir.
Yüksek DO seviyesi, yüksek CO₂ problemini tek başına çözmez. Bu nedenle oksijenasyon ve CO₂ giderimi birlikte projelendirilmelidir.
PSA jeneratöründe oksijen üretmek yeterli değildir. Oksijenin suya etkin şekilde transfer edilmesi gerekir.
Yaygın teknolojiler:
Doğru seçim su debisi, hedef DO, çalışma basıncı ve sistem yapısına bağlıdır.
PSA – Pressure Swing Adsorption teknolojisi oksijeni atmosferik havadan tesiste üretir.
Tipik sistem:
Hava Kompresörü → Hava Tankı → Filtrasyon ve Kurutma → PSA Oksijen Jeneratörü → Oksijen Tankı → Analiz ve Kontrol → Oksijenasyon
PSA sistemlerinde zeolit moleküler elek, azotu adsorbe ederek oksijen açısından zengin ürün gazı elde edilmesini sağlar.
Aquaculture uygulamalarında yaklaşık %90–95 O₂, birçok proses için uygun bir seviyedir.
Balık için kritik parametre yalnızca jeneratör saflığı değil, suda stabil şekilde sağlanan DO seviyesidir.
| Kriter | PSA Yerinde Üretim | Sıvı Oksijen – LOX |
|---|---|---|
| Oksijen kaynağı | Atmosferik hava | Harici gaz tesisi |
| Üretim | Tesiste | Dışarıda |
| Tanker ihtiyacı | Yok / düşük | Sürekli |
| Elektrik tüketimi | Var | Tesiste düşük |
| Kriyojenik tank | Gerekmez | Gerekir |
| Lojistik bağımlılığı | Düşük | Yüksek |
| Kapasite artışı | Modüler | Depolama/teslimat artışı |
| Ana OPEX | Elektrik + bakım | Gaz + lojistik |
Yüksek ve sürekli oksijen tüketiminde PSA ekonomik açıdan güçlü bir alternatif oluşturabilir.
Ancak oksijen balık çiftliklerinde bir life-support utility olduğu için yedekleme mutlaka değerlendirilmelidir.
Örneğin:
PSA = Ana yük
LOX = Acil durum ve pik tüketim
Doğru kapasite için:
birlikte değerlendirilmelidir.
Basit hidrolik yaklaşım:
O₂ ihtiyacı (kg/h) = Su Debisi (m³/h) × ΔDO (mg/L) / 1000
Ancak gerçek projede balık solunumu, biyolojik yük, transfer kayıpları ve pik tüketimler ayrıca hesaba katılmalıdır.
Mentis Engineering aquaculture projelerini yalnızca bir oksijen jeneratörü yatırımı olarak değerlendirmez.
Sistem;
hava üretimi + hava hazırlama + PSA oksijen üretimi + oksijen depolama + analiz + otomasyon + oksijen transferi
olarak bütünsel biçimde ele alınır.
Doğru mühendisliğin başlangıç noktası jeneratör modeli değil, balıkların ve prosesin gerçek oksijen ihtiyacıdır.
Yerinde üretim doğru projelendirildiğinde dışarıdan sıvı oksijen tedariğine bağımlılığı azaltabilir, işletme maliyetlerini daha öngörülebilir hale getirebilir ve üreticiye oksijen kaynağı üzerinde daha fazla kontrol sağlayabilir.